Genelleme
Kullandığım ürünlere çok büyük paralar harcamam. Eczanelerden çok daha ucuz fiyata, medikal eşdeğerlerini kullanırım. Pahalı olanları da mucize yaratmıyorlar zaten. Paramı sokağa atmam. Önemli olan doğru zamanda doğru ürünü kullanmak. Cildiniz kuru ise yağlı, yağlı ise sulu bir krem. Daha iyisi dengeleyerek cildinizin durumuna göre gün içinde değiştirerek kullanım. Sabah sulu, gece yağlı gibi. En iyi kılavuzunuz kendi cildiniz. O size neye ihtiyacınız olduğunu söyler. Kışın daha yağlı krem gerekli.
Şimdi 60′lı yaşlarını süren eski sinema, ses sanatçılarımız hala bepanten krem kullandıklarını ifade ediyorlar. O zaman bu kadar seçenek yoktu tabi. Eski alışkanlıklarından vazeçmemişler. Ve ciltleri cidden hala çok çok güzel. Gece merhemini, gündüz kremini kullanmakta fayda var. Gerçi son 6 aydır bepanten kremlerin içi epey bir boşaldı. Tüplerin yarısı abartmıyorum hava ile dolu. Geçtiğimiz bahar hem fiyatı iki katına çıktı, hem sıvılaştı hem de içine bolca hava sıkıştırıldı. Öncesinde öyle değildi. Böylesi değişimlere zaten alıştırılmadık mı?
Kadınlığımın, kadınlık duygularımın sömürülmesine, beni benim silahımla vurmalarına, kendi amaçları için benim zayıf yönlerimi kullanmalarına, beni kukla haline getirmelerine fırsat vermem, ölçüyü kaçırmam. Her söze kanan bir aptal konumuna düşürmem kendimi. Estetikçilerin, güzellik salonlarının, kuaförlerin size sundukları sanal dünyanın, pohpohlamanın hatta dayatmaların ardındaki gerçeği ‘para kazanma hırsını’ görür, ona göre konumlandırırım kendimi.
Hem para kazandırıp hem de ardımdan ‘aptal kadın, her söze geliyor’ dedirtmem. Akıl süzgecinden geçirir öyle uygulamaya geçiririm bana önerilen her şeyi. Kendi işimi olabildiğince kendim görürüm. Sir ağda dahil çoğu bakımımı kendim yaparım. 6 ayda bir o da saç kestirmeden kestirmeye uğrarım kuaför dükkanına. Sıkıcı gelir bana orada geçen saatler. Güler geçerim kuaförlerdeki kıyasıya kadın rekabetine. Zaten 3 kere fazla gitsem aşırı uygulamadan saçlarımın ellerinde kalmasından korkarım.
Nitekim, sık gidenlerin hali bu. Hepsinin saçları yanmış, gencecik kızlarla dolup taşıyor dükkanlar. Saçlarında 5 metre kaynaklar, çıtçıtlar, karman çorman saçlar, uğraş dur, işin yoksa.
Kuaför dükkanlarına durduk yere nur yağdırmam. Böylece her köşe başına kuaför dükkanı açılmasına da vesile olmam. Ben gerekli görürsem boyatırım ya da kestiririm saçımı, kuaförümün cebi para görsün diye değil. Beni sıkıştırmalarına, alttan girip üstten çıkmalarına fırsat tanımam. Saçı uzun aklı kısa değilim ben. Saçı uzun aklı kısa değiliz biz. Siz saçı uzun aklı kısa mısınız?