Spor
Annelerimizin şeker, tansiyon gibi hastalıkları had safhada. Kalp hastalıkları kadınlarda eskisine nazaran çok daha fazla. Neden? Kadınsın, kır dizini evinde otur, gezme orda burada, ayıptır, ne derler, el âlem ne der? Çarşıya, pazara çıksan o bile suç. Hala bu şartlar altında yaşayan öyle çok kadın var ki! Hareketsizlik. Sonuç. Bin bir çeşit hastalık.
Salıvermeyin kendinizi bir merdiveni çıkamadım diye öyle hemen. Direnin merdivene ki, direnciniz artsın. Koyuvermeyin kendinizi. Bırakmayın mücadeleyi, pes etmeyin. Yaş alın, yaşlanmayın. Yenik düşmeyin ihtiyarlığa. Yaşlılığın kucağına bırakmayın kendinizi lop diye. Yoksa alıverir kucağına, götürüverir sizi. Çıkarın beyninizden yaşlandım’ı, yaşlanıyorum’u. Yaşıyorum’u koyun yerine. Sıkı sıkı tutunun hayata. Hayatta olduğunuz sürece.
Benim formülüm haftanın en az bir kaç günü günü pilates. Bu olmazsa olmaz. Benim gibi sezaryen mağduru iseniz tek kurtarıcınız pilates. Düzenli olarak yaptığınız pilates 1 yıl içinde deforme olmuş olan duruşunuzu, omurga ve iskelet sisteminizi yeni baştan yapılandıracaktır. Duruşunuz, yürüyüşünüz değişecek. Belki inanmayacaksınız ama boyunuz bile uzayacak. Benden söylemesi. Bu söylediğim etkiler bende birebir gerçekleşti, 1 yıl içinde. Ama bir hevesle başlayıp bırakacaksanız bir işe yaramaz. Devamlılık şart. Kilo verdirtmiyor, duruşu düzeltiyor, vücudu daraltıyor, eskisinden daha uzun görünüyorsunuz. Kilo için yürüyüşle desteklenmeli.
Evimin konforunda açıyorum televizyonu, her gün Ebru Şallı ile pilates yapıyorum. Pilates yapmam için evden çıkmam, bir yerlere gitmem, geri dönmem gerekmiyor. Çok pratik. Bir de pilatese başlayalı vücut performansım %100 arttı. Eskisinden çok çok daha güçlü vücudum. Yorulmak nedir bilmiyorum artık. Eskiden iki odayı temizlesem iki saat oturmam gerekiyordu gücümü tekrar toparlayabilmem için, şimdi 1 saatin içinde bütün evi temizliyor, var gücümle dışarı atıyorum kendimi. Güçsüz olduğunu düşünenlere şiddetle tavsiye ederim.
Ve bol bol açık havada yürüyüş. Bir ton müshil ilacına bedel. Koşabiliyorsanız, koşu. Koşamıyorsanız, kendinizi çok fazla zorlamadan, azar azar arttırın. Yürüyüşte 20. dakikadan sonra yağ yakımı başladığı için en az, 30, 40 dakika yürünmeli, fayda görmek için. Ve tabi ki tempolu bir yürüyüş. Eğer koşmayı planlıyorsanız bunu 20. dakikadan sonrasına ertelemek yerinde olur kanımca.
Bugün 3 Nisan 2010. Bol bol yürüyüşün tam zamanı. Ben neredeyse her gün en az 1,2 saat parklardayım. Arkadaşlarımla, çocuklarımla veya yalnız. Köyümün dağlarında olmayı, dorikte kancuraya binmeyi, çam ormanını solumayı daha çok isterdim ama hiç yoktan iyidir parklarda. Hem köyde uzun süre dursam sıkılabilirim. Hayat artık şehirlerde. Bırakın doğanın kucağına kendinizi. Doğayı seyredin. Koyu yeşil renkli çamların dallarının uçlarındaki açık yeşil filizleri nasıl oluşturduğunu, açık yeşille koyu yeşilin birbiriyle ne güzel bir uyum sağladığını, meyve ağaçlarında baharla birlikte oluşan tomurcuklarından çiçeklerini açışını, çiçeklerini döküp yaprağa dönüşünü, mevsim ilerledikçe meyveye dönüşünü izleyin, baharı, yazı, sonbaharı, kışı hissedin iliklerinizde. Sevin onları gözlerinizle. Bırakın gözleriniz bayram etsin. Soluyun oksijeni ciğerleriniz bayram etsin.
Nisan ayında belli olmuyor havanın insana nasıl bir şaka yapacağı. Şakacı nisan. Yağmurlu günlerde ve hafta içi günlerde parklarda pek kimse olmayacağı için o günlerde evreni hissedin, kuşların cıvıltısını dinleyin. Güzel havalarda ve hafta sonlarında insan seslerini, kalabalığı, eğlenen çocuk seslerini dinleyerek ve onlarla olmaktan haz alarak yürüyün yürüyebildiğinizce. Spor aletleriyle spor yapın. Kek, pasta günleri yerine açık hava günleri düzenleyin. Sorun etrafa ‘Gelen var mı?’. Koyun çantanıza fazladan birkaç elma ve biraz su, düşün yola.
Evet, iş var, sıkıntıda var ama eğlencede var. Hayatın eğlenceli yanını ihmal etmeyin ki, hayat güzelliğinize güzellik katsın. Bir yandan çalışın, üretin, diğer yandan eğlenin, kendinize eğlencelikler yaratın birileriyle ki, hayatla ilişkiniz daha sıkı fıkı olsun. Eğlenirken eğlendirmeyi de amaç edinin. Tek başına eğlence size pek bir şey katmaz.
En, en, en önemlisi de sigarasız bir hayat. Bir de doğanın döngüsüyle uyumlu yaşamak. Doğayla birlikte uyanıp doğayla birlikte uyumak. Fırsatınız olursa kısa süreli gün arası kestirmeleri de vücut için çok dinlendirici.
Gerinmek, esneme hareketleri yapmakta çok yararlı. Sabah yataktan kalkmadan önce başlayın gerinmeye. Bir o yana, bir bu yana, enine boyuna gerinin bir kedi gibi. Gün içinde de ne zaman isterseniz. Kendinizi, vücudunuzu, kaslarınızı, eklemlerinizi ve benliğinizi hissedin. Daha çok tanıyın kendinizi ve daha çok sevin bacağınızı, kolunuzu, ak ciğerinizi. Varolduğunuz için, bütün bu güzellikleri hissedebildiğiniz için bir kez daha, bir kez daha, bir kez daha şükredin.
Ada
Bir kıyıdan baktım dünyaya
Ellerimde tuz avucumda sedef
Bir mavilik bir açıklık
Özgürlük hasreti
Yüreğime vuruyor
Nerede nerede insanlar
Dünyayı güzellik kurtaracak
Bir insanı sevmekle başlayacak her şey
0 üzüntü birden gelir
Yağmurlu havalarda
Yeniden kurarım dunyayı ben
Kederlerle
Kimseler aşık değil mi bu şehirde
Dünyayı güzellik kurtaracak
Bir insanı sevmekle başlayacak her şey
Hava martılar ışıklı şehir
Sarhoş ediyor beni yosun kokusu
Hilesız kucaklamak istiyorum
Dünyayı şehri ve seni
Dünyayı güzellik kurtaracak
Bir insanı sevmekle başlayacak her şey
Zülfü Livaneli..