Açık Mektup

Seni gün içinde aramamı istemiyorsan ki istemiyorsun, bu açıkça belli, kimi aramamı istersin? Sence kimi aramalıyım? Seni mi, yoksa bir başkasını mı? Aramamalı, aranmayı beklememeli, sadece geceleri vazife başında mı olmalıyım sence? Ben kalpsiz miyim? Benim yaşadıklarımı paylaşacağım birine ihtiyacım olamaz mı? Benim sevildiğimi, önemsendiğimi, birlikte olduğum kişi için önemli olduğumu bilmeye ihtiyacım var. Hem de her zaman. Yani o kişiyle birlikte olduğum sürece. Bu benim en doğal hakkım. Seninle paylaştıklarımın bana en önemli geri dönüşü bu olmalı. Ben senin seks kölen değilim. Olmayacağım. Asla. Bana bir fahişe* gibi davranamazsın. Seni bundan men ediyorum.

Beni ben olmaktan vazgeçiremeyeceksin. Yatağımı paylaştığım insanla hayatımı da paylaşmalıyım. Yoksa ben, ben olmaktan çıkarım. Bütün dengelerim bozulur, alt, üst olur. Ben kendimi böyle bir ilişkiye göre programladım. Birlikte mutlu oluşa göre. Böyle düşünüp böyle hayal ettim, çok öncesinde. Senden çok, çok önce. Kişiliğimi, kendimi oluştururken. Şekillendi o. Bozamazsın. Bunun dışına çıkmam, çıkamam. Çıkarsam ben, ben olamam. Bu durumda sen benimle değil benden türettiğin başka biriyle birlikte olursun, gerçek bana asla ulaşamazsın. Ve gerçek benliğim önünde sonunda senden uzaklaşır, kendi ölçütlerine uygun birine doğru yol alır. Buna engel olamazsın.

Her Allah’ın günü her türlü emeğimi kullanacaksın, doğurup büyüttüğüm, her eziyetlerine tek başına katlandığım çocuklara çocuğum diyeceksin, onlarda sana baba diyecekler, canımı alacak, canın çıktı demeyecek, ele geçirdiğin otoriteyi hep kendi lehine kullanacak, sonra gelip ne yapıyorsun akşama kadar diyeceksin. Sen yanlış trene binmişsin. Bu tren o bölgeden geçmez. Bir sonraki treni bekle, belki o geçer. Şansına. Bi denersin şansını. Ağzının yolu benimle bir olmayan, benimle yiyip içip, benimle yaşamaktan tat almayan bir adamla ben hayattan tat alamam. Üzgünüm ama bu olanaksız. Sen onunla bununla yiyip içmeyi biliyorsun da ben sensiz yaşamayı bilemiyor muyum?  

Bundan böyle biriyle birlikte olmak için tek şartım benimle birlikte olmayı istemesi. Benim hayatında var olmamı istemesi. Hayatında bana yer vermesi. İnanın benim onu isteyip istememem çokta önemli değil. O beni istiyorsa ben onu havada, karada isterim. Beni hayatında istemeyen, hayatında bana yer açmayan biriyle asla, asla, asla birlikte olmayacağım. Bunu hissettiğim an o kişiden her ne olursa olsun uzaklaşacağım. Buna söz veriyorum.

Sevenlere vereceğim sevgimi. Kör, topal, cahil, okumuş hiç fark etmez. Erkek olsun, kadınlığımı istesin, alsın kadınlığımı, doyabildiğince hissetsin, hissettirsin. Bir gün istenmediğimi hissedersem geri almak koşuluyla.

*Fahişe sözcüğünü aşağılayarak kullandığım için bütün fahişelerden özür dilerim. Belirtmeliyim ki, aşağıladığım fahişeler değil, fahişelik sistemidir. Hiçbir fahişenin isteyerek o çarkın içinde yer aldığını sanmıyorum. Aşağılanması gereken bir şey varsa bu fahişeler değil, var olan o sistem ve o sistemi öyle ya da böyle destekleyenlerdir.

Yorum yapın