Kadın Erkek

‘Cesaret insanı zafere, kararsızlık tehlikeye, korkaklık ölüme götürür.’

                                                                                                             Yavuz Sultan Selim

Evlilik kadının sömürüsüne dayalı bir sistem. Kadından alan ama kadına dönüşü olmayan. Kadının ömrünü, zamanını, emeğini sömüren ama karşılığında hiçbir şey vermeyen bir sistem. Bir erkek düzeneği, dayatması. Erkeğin çıkarlarını gözeten, erkeği besleyen. Evlilik kadın için bir çözüm, bir güvence, bir çıkış kapısı asla değil. Boşa kürek çekmek demek. Evlenirken bunlar, sıkı hesaplar düşünülmüyor elbette. Ama ayrılırken bir bir vuruluyor yüzünüze gerçekler.

Kadınsan, tek şansın adam gibi bir adama çatmış olman. Çatmadıysan yandın. Kötüye düşte gör, anlarsın ne demek istediğimi. Kız çocuğuna ‘bahtı güzel olsun’ denmesi boşa değil. O adamdan vazgeçtiğin anda, bütün haklarından, hatta ve hatta doyma hakkından bile feragat ediyorsun. Orta yerdesin, apaçık, cansiperane. Her türlü tehlikeye açık. Seni koruyan, kollayan hiçbir mekanizma yok! Karlar yağmış güvendiğin dağlara. Tutunacak tek bir dalın yok. Bir iş yerine 20 yıl boyunca 8 saat emek verdiğinde, emekli ikramiyesine ve ömür boyu emekli maaşına sahip oluyorsun. Bir evliliğe 20 yıl, 30 yıl, 24 saat emek veriyorsun ve hiçbir karşılığı yok. Sesini çıkaran, sürünün dışına çıkan bütün kadınların karşılaşacağı bu hazin son. Ya boyun eğer, katlanırsın sana sunulan hayata ya da şartlar bu. Diğer bir deyişle ya bu deveyi güdersin, ya bu diyardan gidersin! İşine gelirse. Senden büyük Allah var. Neyse ki var.

‘Evli kadına bakılmaz’, erkeğin erkeğe güvencesi. Bizim bir türlü beceremediğimiz ‘kadın kardeşliğini’ onlar gerçekleştirmişler, ‘erkek kardeşliği’ şeklinde. Evli kadına bakılmadığında, kadın nasıl olsa bir çıkış yolu bulamaz. Vur beline kazmayı. Kötülüğün, zulmün sınırı yok. Çocuğu da varsa ‘Ki ilk işin çocuk yapmaktır, ideal bir kadın olduğunu kanıtlamak için!’ yedin naneyi! Çocuk yapmadıysan zaten makbul bir kadın değilsin. Yaptıysan, kim bakar çocuklu kadına? Kendi öz babaları sorumluluklarını taşımak istemezken. İki ucu kakalı değnek. Elin kolun bağlı, yükün sırtında, çocukların, aşikâr. Tezgâh iyi kurulmuş. Kadın her yandan kıskaç altında. Öyle bir sıkıştırılmış ki  kapana, kurtar canını kurtarabilirsen. Ancak ölün çıkar o kapandan, eğer gerekli altyapın, iç gücün yok ise.

Boşanamazsın, maddi güvencen, tutar dalın yok. Evli kadına zaten bakılmaz. Yani yeni bir eş bulmak gibi bir olasılığında yok. Çalışamazsın, iş tecrüben yok, niteliğin yok. Çalışmak, çocuklarının başıboş, kimsesiz kalmaları demek. Babasından ayırdığın çocuğa ikinci bir darbe vurmak, O’nu yapayalnız bırakmak demek. 8 saat işte çalış, gel, evde 8 saat çalış. Var mı bildiğiniz böyle babayiğit bir baba. Söz konusu olan kadın olunca, evinde de çalışır, işinde de. Çocukta yapar, kariyerde. Lafta güçlü olan erkek, iş yapmaya gelince güçlü olan kadın. Mezarlığa biletimi erken tarihe alalım, lütfen. Başka bir yol görebiliyor musunuz? Benim gördüğüm kadarıyla yolların hepsi kapalı. Çıkışı olmayan bir dolambaç.

Kıstıralım, sıkıştıralım her bir yandan, elbirliğiyle cendereye alalım ki,  mutsuz kadınlar ordusu her geçen gün biraz daha çoğalsın. Kadın intiharları çoğalsın. Cinnet geçiren, çaresizlikten, bunalımdan çocuğunu ve kendini öldüren kadınlara ‘kötü anne’ demeye devam edelim. Sonrada hiçbir sorumluluğumuz yokmuş gibi kenardan izleyerek yaptığımızla gurur duyalım.

Aklın yolu bir beyler. Zulüm ediyorsunuz, işkence ediyorsunuz bize. Durdurun bu akan kanı artık. Bizim varlık amacımız size hizmetçi olmak değil, sizinle birlikte eş koşullarda yaşamak. Evet, bizden bedensel olarak güçlüsünüz.  Başka bir fark yok aramızda. Mangalda kül bırakmıyorsunuz, söz konusu olan gücünüz olduğunda. Ama nedense biz sizden daha çok çalışıyor, her alanda daha çok güç sarf ediyoruz. Sizin güç sarf ettiğiniz alanlar ise, savaş, kavga, futbol, şans oyunları, içki, sigara, fuhuş sektörünü destekleme, tecavüz, boş muhabbet, kahvelerde vakit öldürme, gelene ağam, gidene paşam deme, kadın dövme, çocuk dövme, böbürlenme vs. Eften püften işe yaramaz konular, boş işler, ilkellik. İlkelsiniz.

O koca koca elleriniz, kendinizi doyurmaktan bile aciz. Olsa olsa çatal kaşık tutmayı beceriyor. Bizim hor görüp aşağıladığınız küçücük ellerimiz sayesinde karnınız doyuyor, üst başınız temizleniyor. Pek çoğumuz, pek çoğunuzdan daha akıllıyız. Sadece aklımızı ve yeteneklerimizi kanıtlayacak eş koşullara ve zamana sahip değiliz. Sizin paraya çevirdiğiniz zamanı biz size ve çocuklarımıza harcıyoruz. Geri dönüşü olmayabileceğini bile bile. Bizden, kadınlardan öğrenmeniz gereken öyle çok şey var ki! Öncelikle insanlık ve insan olma onuru.

Olimpiyatlarda başarılı olan kadınları geçemeyecek pek çok erkek var. Matematikte, fizikte, her alanda. Nerede kaldı üstünlüğünüz? Açmanız gereken neresiyse açın, gözünüzü, kulağınızı. Görün nasıl bir yanlışlık içinde olduğunuzu. Sizin için de çok geç olmadan. Yoksa sıra size de gelecek. Böyle gitmez, gitmeyecek.

Erkekler! Kendinize artık daha dikkatle bakın. Birlikte yaşanabilir insanlar olmaya gayret edin. Bunca vebali üstünüzde taşımayın. Size de yazık. Dünya sadece bu dünyadan ibaret değil. Bunun bir hesap günü var. Bilirim hesap kesim tarihlerini pek sevmezsiniz. Bankalardan kaçamıyorsunuz, gerçek hesap gününden kaçabilecek misiniz?

Niye bakılmazmış evli kadına? Erkek yapınca mubah, kadın yapınca günah. Erkeklerin her haltı karıştırdıkları kadınlar uzaydan mı gelmiş? Başka bir boyutta mı yaşıyorlar? O kadınlarında bir öncesi, sonrası yok  mu? İçimizden, bizden birileri o kadınlarda. Esas kadının yerini almaya çalışan kadın, daima kötü kadındır, bize göre. Yerini aldığında, esas kadın olduğunda, iyi kadındır, yerini almaya çalışan ise kötü kadın. Bu böyle sürer gider. Anlaşıldığı üzere, iyi kadın, kötü kadın diye bir şey yok aslında. Onları şekillendiren bizim bakış açımız, zamana ve duruma göre. Değer yargılarımızı daha dikkatle gözden geçirmeli, tartmalıyız bence.

Bal gibide bakılır evli kadına. Bal gibide bakar evli kadın. Kendi canını, çocuğunun canını almaya muktedirde bir başka erkeğe bakmaya mı muktedir değil? Namus, kötü kadın palavraları mı? Alın, sizin olsun kendi palavralarınız. Adam, adam olsunda karısını ona buna baktırmasın! Kadın erkeğin tapulu malı mı? Değiştirin artık bu kafaları beyler. Canına tak ettirmeyin kadınlarınızın. Çok geç olmadan, açın bir bakın boşanma istatistiklerine. Size neyi anlatıyor, yorumlayın. Kaçan balık büyük olur. Evlendiğinde kadın cinsel cazibesini mi kaybediyor, cinsel işlevini mi yoksa kadınlığını mı? Çocuklu kadın, anne, kutsal, el sürülemez, el sürülmesi düşünülemez. Kim kimi kandırıyor? Kocası tepe tepe kullanmıyor mu o kadının cinselliğini, canı çıkana kadar, O istese de istemese de, vazife uğruna!

İki yüzlülük değil de ne bu? Kadın kendisi için doğru bir seçim yapabilecek akla geldiğinde, kendi için doğru bir seçim yaptığında, adı namussuz oluyor, kötü kadın, kötü anne oluyor, oluyor da oluyor. Geçmişin, bütün yaşamın, o ana kadar yaptıkların bir anda siliniveriyor. Kapanın  farklı boyutları çıkıyor karşınıza. İtham edici bakışlar ve sözler. İyi de ölenin hiç mi suçu yok? Öldürende mi bütün kabahat?

Bir de şu hafifletici sebep konusu var. Aklım almıyor bu işi! Ne, neyi hafifletiyor. Ne, neyin ardılı ve önü. Nerede başlayıp nerede bitiyor bu ‘hafifletici sebep’. Diyelim ki kadının bir ilişkisi varmış ve adam ‘hafifletici sebep’ten dolayı az ceza almış. Kadının ilişkisinden önceki hayatı konusunda bir bilgisi var mı yargıcın? O kadını o ilişkiye sürükleyen nedenleri biliyor mu yargıç? En ufak bir fikri var mı o evin içinde yaşananlar konusunda. Belki ‘ağırlaştırıcı sebep’tir adam. Nereden biliyor doğrusunu. Kadın mezardan kalkıp ta kendini savunacak değil ya!

Kim kimi hafifletiyor? Kimin kimi hafifletme hakkı var? Bu eşi öldürmeye teşvik değil de ne? Kadın öldürüldüğüne mi yansın, kocasının kolayca paçayı sıyırdığına mı? İçinde olmasın hinlik, yolla bir iki mesaj, al sana hafifletici sebep. Kızlar dikkat edin evlenirken, olası katilinizle evleniyor olabilirsiniz!

 ‘Hafifletici sebebi’ hak eden erkek oranı oldukça yüksek olmalı. Bizde bi düşünsek mi bu konuyu?

Yorum yapın