Press "Enter" to skip to content

günlük 5p haziran’21

***Tetanos aşısı titreme yapıyor, buna titreme bile denemez, daha da beter, bildiğin sarsıntı geçiriyor insan, gözümle gördüm bir hafta önce, böyle bir şey şifa için üretilmiş olamaz, ancak zehirdir olsa olsa.

*** ananası ağzında uzun süre tutmaya bile gerek yok, azıcık fazla yesen ağzın bütün hissiyatını kaybediyor, bildiğin yara oluyor ağız, acıyor, pelteleşiyor, ağza bunu yapan mideye, bağırsaklara da, yani tüm sisteme yapıyordur, ananası yememek lazım.

***Dünya dünya olalı böyle bir komedi, pandomim, yani plandemi görmedi, dünyaca ünlü kaç doktor, benim bildiğim en az 3-5 doktor var bunu diyen, hepsinin videoları sayfamda var, aşı yapılanlar sonbaharda ölecekler diyorlar ama insanlar hala aşı olmaya devam ediyorlar, o doktorlar aşılananlar karşılaşacakları ilk gerçek virüste ölecekler diyorlar ve insanlar bunun ne anlama geldiğini anlamaktan bile aciz durumdalar, yazık, çok yazık.

Siyasetine inanmadıklarınn aşısına inanıyorlar ya en çokta buna şaşıyorum.Her zaman olduğu gibi aşı konusunda da sonradan kandırıldım, kandırıldık derse, ki o bunu hep yapıyor, her konuda, canının hesabını kimden soracaksın, hesap sorabileceğin bir canın kaldıysa elbette.

Amerika’da sadece birkaç ay kullanılan sıtma ilacını corona hastalarına 1 yıldan fazla süreyle kullandırtan, ki bilinen öldürücü etkilerine rağmen, sonrasında yasaklayan, sonrasında aradan bir iki ay geçince tekrardan kullandırtmaya başlayan bu yapıya, yönetim dahi diyemeyeceğim buna, güveniyorsanız sizi alnınızdan öpüyorum, iyi aşılanmalar.

*** Havalar ısındı beri, 1,2 aydır bir manim olmadıkça her gün yürüyorum, yaklaşık bir saat, yine 1,2 ay önce yürürken sık sık karşılaştığım bir kadın, uzun boylu, 40 lı yaşlarda, enine boyuna bir kadın, yarmaça, dev anası gibi bir şey, 3 füze taşır görünümündeydi, bir karın ve iki üst bacak şeklinde, alt iki füze dikey, üst füze yatay konumlanmış şekilde, işinin zor olduğunu, asla sonuç alamayacağını düşünmüştüm onu her görüşümde, bir süredir uzaktan gördüm sadece, o da yürümeye devam etti bu sürede ben de, aramızda mesafe vardı her seferinde.

bugün, az önce gördüm tekrardan ve gözlerime inanamadım, o füzeler gitmiş, erimiş, yok olmuşlar, sanırım uçmuşlar, tabi ki sordum, karşımdaki iki ayaklı mucize sonuçta, ilk defa konuştum, 4 aydır yürüyormuş, 130 kilodan 90 kiloya düşmüş, günde iki saat çok zorlamadan ama tempolu yürüyormuş, belli bazı spor hareketlerini yapıyormuş, plank, mekik, makas vs, leslie 5k diye YouTube da bir spor varmış, onu yapıyormuş, 45 dakika, sabahları 1 dilim beyaz olmayan ekmekle kahvaltı ediyormuş, akşam da erken yiyormuş, ekmeksiz.

Bir yıldır bunun için mi hapsedildik acaba, kilo alıp kolayca geberelim diye.

Ben mi, ben bir kilo bile veremedim henüz, yürümekle yollar aşınmıyor diyerek yürümeye devam ediyorum, neyse ki o kadından daha avantajlı durumdayım, üstelik hala, 70 kiloyum, ama beni geçecek o kesin, onun kadar sıkıya gelemem hiç, o kadarı beni aşar.

***sedat peker, 9.bölüm1. Doğu Perinçek Amerika düşmanı, Çin yanlısı deli, kaçkın bir ihtiyardır.2. Binali Yıldırımın oğlu çok çok zengindir.3. SS küçük oyunların adamıdır, büyük oyunların adamı ise abi dediğim kişidir, doğan medyaya çöreklenilmesini sağlayan o kişidir, ziraatten çekilen krediyi verdiren de o kişidir, hatta SS kendi peşine salan da aynı kişidir, bunu bilmez olur mu, SS emir adamıdır. Yani abi mabi hikaye, asıl hedef, kapıştığı asıl kişi açıkça ortada, bayağı bir serdi yerlere saygınlığını, bakalım devamı nasıl gelecek, karşılıklı.

***Plannndeemi oyunları,

Nedenini onlar biliyor, bir sebepten ötürü, dna yı değiştirmek, köle yapmak, beşgeye uyumlamak vs vs. bizi aşılamayı kafaya koydular, bu sebeple,1. Öncelikle beşgelerle griiip başlattılar, 2. Bu gribini tedavi edeceğiz yalanıyla grip olanlara ağır ilaçlar, yani zehirler verip hastalığı korkunç bir şekle dönüştürdüler.3. Bu korkunç hastalıktan kurtulmanın çaresi olarak aşıyı gösterdiler, yani aslında bütün plan bunun içindi, insanlara aşı yapabilmek için.

O aşılarla genetiğimizle oynamak, genetiğimizi değiştirmek istiyorlar veya başka başka şeyler yapmak istiyorlar çünkü onlar insan şeytanları ve Allahçılık oynamak istiyorlar şeytanın çocukları. Bu işin bütün özeti bu.

*Araf suresi, 16, dedi, beni azdırmana yemin ederim ki, onları saptırmak için senin dosdoğru yolun üzerine kurulacağım, 17, sonra onlara önlerinden, arkalarından yaklaşacağım.

*** Adı üstünde derler ya, aynen ondan, bi on te ch, yani türkçeleştirirsek neymiş, biyolojik teknoloji, yada tam tersi, teknolojik biyoloji, böyle diyince bu size neyi anımsatıyor, robotlaşmış insanı tabi ki, bi on te ch olanlar Bluetooth açıp baksınlar bakalım bağlanabilip bağlanamadıklarına, vücutlarıyla yani, başka bir aygıta ihtiyaçları yok artık Bluetooth bağlanmak için.

aşılardan sonra ölümler arttı, farkındasınız değil mi, bir bir ölüyor büyüklerimiz, sayemizde, yani aptallığımız sayesinde. Neymiş bi on te ch, biyolojik kitle imha silahı imiş, açın gözünüzü okuyun, bu kadar zor mu okumak.

*** Her gün bir ķöpek saldırısı haberi var haberlerde, her gün çocuklar köpekler tarafından parçalanıyor ve köpek sevgisi paylaşımları yapılmaya devam ediliyor, akıl alır gibi değil, it ittir, insansa insan, it er yada geç itliğini yapar, dilerim o itliklerini günahsız çocuklara değilde onları besleyip büyüten sahiplerine yaparlar.

*** ne diyor bili bili, her marka a.ı bir şekilde işe yarayacaktır diyor, o sözden de hareketle hepsi gerçekten de işe yarıyorlar, ilk gelen neydi, Çin olan, onunla yaşlıları ve kronik hastalıkları olanları elediler, kas, kemik sistemlerini zayıflatıp düşerek ölmelerine, vücutlarında su toplatarak yine yeni yeni hastalıklar üretmeye sebep oldular, direkt öldürme amacı içeriyormuş yani Çin işi olan, dayanıklı, güçlü olanları öldürmedi tabi, zaten o yüzden ilk etapta yaşlılara ve kronik hastalıkları olanlara yaptılar, gerçi ona bile gerek yoktu bence, kimi aylarca güneşsiz ve hareketsiz eve kapasan kası, kemiği erir, vücudu su toplar, bunu yapmadılar mı, yaptılar, hemde aylarca, 20 yaş altına ve 65 yaş üstüne, yıllardır televizyonla, telefon tabletle yaptıkları da aynı şey değil mi? Ahırdaki hayvan gibi bağlıyorlar bizleri onların başına, bağlananları tabi, ben artık bağlanamıyorum mesela.

Bu kadar da değil tuzak, okula git, otur, ders çalış, otur, kitap oku, otur, yeter ki hareket etme, şeytanda tuzaklar biter mi, bitmez.

Şimdi kullanılan a.ı ne, alman olan, o da diğeri gibi isme, kişiye özel olduğu için yaş gruplarına, insan ırkına göre seçimler yapabilecek kabiliyette olan a.ılar, kime ne vurduğunuzu, vuracağını bildiğinizde sonuçlarda bellidir zaten, kimin ölmesi kimin yaşaması gerektiğine a.ılarla karar veriyorlar yani, gençsen yaşayabilirsin ama onların istediği, izin verdiği şekilde olabilir bu, yani a.ılarla yarı robotlaştırılarak, yada neandertal veya başka bir ırktan geliyorsan kendi değerlendirmelerine göre sınıflandırıyorlar seni ve hayatın ona göre şekil alıyor, yani ölüp ölmeyeceğin.

Kenan Cihan da bahsediyor bundan, bir şekilde ele geçirilmiş, esir alınmış durumdayız şu an, ne derlerse olur efendim deme pozisyonunda gibiyiz sanki hepimiz, bir itaatkar halimiz var, sebebi bilinmeyen, ne deseler yapacak gibiyiz, nedendir bilmiyorum, anlaşılamaz bir efsunlaşmış haldeyiz, bunca bilinçliyim, biliyorum, okuyorum, farkındayım ancak gelen mesaja itaat et, git a.ı yaptır diyor içimden bir ses, beyin yıkanması ile ilgili sanırım bu da, tabi ki yaptırmayacağım.

Hepimiz telefon, bilgisayar, televizyon ağı içerisinde oradan oraya, bir ondan bir öbürüne savrulup dururken buluyoruz kendimizi, televizyon, telefon, bilgisayar şeytan üçgeni mübarek, bir şekilde frenlenmemiz gerek bu durumdan, ben fren sistemi olarak kuran okumayı, türkçesini elbette, dualar okuyup üflemeyi çare buldum şu an için, çocuklarıma, kendime, son 15 gündür, şartlar seni zorladığında sende şartları zorluyorsun buna karşılık olarak, bu elektronik aygıtlar konusunda kendimi durdurabiliyorum elbette, frenleyebiliyorum, t v, telefon, tablet başı bekleyerek geçmiyor günüm, günlerim yani, asla, endişem çocuklarım konusunda, hepsi efsunlanmış bir şekilde gözlerini alamıyorlar o aygıtlardan, herkesin olduğu gibi, şimdi, şu an olan bir şey değil bu tabi, yıllardır sürüyor, yani kendimden çok onlar için, bilinmeyen bir güç insanları onlara doğru çekiyor gibi bir durum var ortada sanki, onlarda bir mıknatıs var da bizi onlara çekiyormuş gibi, ve benim bununla savaşmak, baş etmek için bildiğim, bulabildiğim tek yöntem dua etmek, günde 3 kulhu, 1 elham, ve üçer nas, felak, ayetel kürsi okuyorum, yaptığım da bu yani, öyle aman aman bir şey değil, yeter ki çocuklarım iyi, mutlu, huzurlu olsunlar, onların iyi olduklarını göreyim, ben elli kere de okurum.

olabildiğince yürüyorum, bacaklarım pes ettim diyene dek, hiç aralıksız iki saat yürüdüğümde pes ediyor bacaklarım, işleyen demir pas tutmaz, bundan bir yıl önce, şu salak ötesi plandemiden önce beş saat yürüsem yorulmazdım, artık yoruluyorum, sudoku çözüyorum, kitaptan, kalan vaktimi de evde iş yaparak değerlendiriyorum, bol sebze, salata hazırlıyor, yiyorum, üzerine adım okunan şeylerden yiyin için deniyor sık sık kuranda, colanın, kahvenin, dondurmanın, tüm şekerlilerin üzerine Allahın adı okunuyor mu, okunmuyor, şekerin var oluş tarihi şunun şurasında 50-100 yıl, en fazla, üzerine Allahın adı okunmuş, okunuyor olabilir mi, olamaz, kaldı ki doğal haliyle değil rafine edildikten sonra kullanılıyor, onları yiyip içmiyorum, sigara, içki zaten içmiyorum, hayatımda ağzıma sürmedim ikisini de, ben bana zarar verebilecek şeylerden korkarım, oldum olası, yapım böyle.

bana ne kadar uyar bu terim bilemiyorum ama adeta bir gerilla eğitimi verdiriyorum kendime, kendi çapımda yani, hiç yapmadığım, uygulamadığım bir hayatı yaşıyorum şu an, bugüne ve özellikle yarına daha hazırlıklı ve dayanıklı olabilmek için, onlar beni öldürmek istediklerine göre ben de hayatta kalabilmek için direnmeliyim ki isteklerine kolayca erişemesinler, annem iki ay önce 85 yaşında öldü, doğal ölüm değil, iki a.ı sonrası düşme sonucu öldü, anneannem 90 yaşından sonra öldü, buradan hareketle genetik miras olarak ben de en az onlar kadar yaşayacağıma göre daha yaşanacak en az 30 yılım var, ve kimseye kaptırmak gibi bir niyetim yok o 30 yılı, çatlasın da patlasınlar, beni hile hurdalarıyla öldüremeyecekler, bir şekilde atlatacağız elbette bu günleri de, de ne kadar az hasarlı o kadar iyi.

Ha, bu kıyamet değil, buna derler zoraki kıyamet, şeytanın, şeytanların zorlamasıyla oluşan yapay kıyamet, bakalım ne kadar başlarına döndürebileceğiz bu sahte kıyameti, Allahlık taslıyorlar ya bize, bizlere, Allah ta bunları görüyor elbet, elbet vardır onun da bir bildiği, bir hesabı, ne derler, Allahtan ümit kesilmez, onlar ölmemizi istiyorlar diye şıp diye düşüp ölecek değiliz ya sonuçta.

Allahım sen şeytana emeklerimizi heba ettirtme yarabbim, amin.

*Hani dini, kuranı tiye almak modası var ya, kuran 1400 yıl öncesinden cevap veriyor bu tiye almaya, adına şeker, kahve, sarelle, pringles, cola, çikolata demeden şekeri, kahveyi ve diğer zararlıları kast ederek, ve nasıl ince bir çizgiyle tarif ediyor, üzerinde adım olmayan diyerek, o günden bugündeki bizleri korumaya almaya çalışıyor, anlayana.

*** Bu haksızlık, insanları a.ı olmaya zorlamak haksızlık, lafı kalabalığa getirip, insanları punduna düşürüp a.ılıyorlar, bu haksızlık.

*** Bilim rahmani aklın elinde insanlığa mutluluk sunarken şeytani aklın elinde insanlığın sonunu getirir,

Maske böyle bir virüsü engellemez, hele sağlıklı insanın maske takması kadar saçma bir şey olmaz, virüs açık havada geçmez, hasta kişinin öksürmek, hapşırmak, tükürük saçarak konuşması ile bağışıklığı düşük insana geçer, çocuklar süper taşıyıcı değildir, çocuklar taşıyıcı bile değildir çünkü çocuklar virüsü yok ederler, çocukların maske takması kadar beni üzen bir şey yok, birde açık havada yalnız başına maske takılması, bu o kadar saçma ki, maske takarken oksijenden yoksun bir nefes alıyorsunuz, maske çocukların beyin gelişimini bile etkiler, okul performansını düşürür, oksijene en duyarlı organ beyindir, beyindeki nöronlardır, siz çocuğunuza kötülük yapmak istiyorsanız maske taktırın, o kadar açık ve net,

İnsan sosyal bir varlıktır, 65 yaşla çocukları birbirlerinden ayırdılar, bu ruhsal bozukluklara yol açtı, bu da ileride organ bozukluklarına yol açacak, bir insanı evine tıktırıp, sokağa çıkarmayıp, maske taktırıp sevdiklerinden ayırırsanız ona en büyük kötülüğü yaparsınız, 2 yıl içerisinde pek çok hastalığın arttığını göreceksiniz, tansiyon, kalp, şeker, hepsi

Günde 2 litre su için, ayda 1 kez d vitamini ampul kullanın, her gün çinko ile birlikte c vitamini alın, famotidin etken maddesi kullanın, eğer a.ı olduysanız her gün 400 mg quenzim q10 ve iyot kullanın, iyot genlere saldırıyı engeller. Doktor Serhat Fındık

*** Şeker birçok hastalığın sebebi, hiçbirimizin şeker yememesi gerekiyor, buna çocuklar da dahil, bir yaşından önce kesinlikle verilmemesi gerek, en azından okul çağına kadar şekerle tanışmamalı çocuklar, karaciğerin, midenin iyi çalışamamasına, reflü oluşmasına, kanserden kalp damar hastalıklarına hiper tansiyona, alerjiye, bağışıklık sisteminin iyi çalışamamasına, ciltte döküntülere, sivilceye, egzemaya, mantar enfeksiyonlarına, pişiğe sebep olur, bunların hepsinden şeker sorumlu, şeker yerine meyve, azıcık bal, hurma yenebilir. Çocuk doktoru Şirin Seçkin, star haber

Filiz Akın ın yemek kitabını aldıktan sonra neden kanser olduğunun cevabını da almış oldum, bağlı olduğu yüksek sosyeteye ayak uyduracağım derken tatlıya fena halde sarmış, kitabın üçte birinden fazlasında tatlı tarifi var, bolca yapıp bolca yemiş tatlıyı. Hadi biz bilmiyorduk yedik, yedirdik, hiç değilse mazeretimiz var, ya şimdi bilip te yiyenlere, yedirenlere ne demeli, kendinin, kendi çocuğunun katili.

*** Alenen kışkırtıyor gençleri, ana babalarınızı zorla a.ı yaptırmaya götürün diyor sağlık bakanı, …, bizi kandıramadı tabi, çocuklarımızı kandırmanın derdine düşmüş …, çocuklarımızı bize saldırtacak kpk. Hırsızlık bunlarda, arsızlık bunlarda, her pislik bunların başının altından çıkıyor.

***filipinlerde aşı olmayanı cezaevine atacaklarmış. Bunu haberlerde görünce oğlum dedi ki, ben a.ı olmadığımda c.r.na olmayı göze alıyorum demektir, a.ı olmuş olana da bulaştıramayacağıma göre ve a.ılanmayan da zaten c.r.na olmayı göze almış olduğuna göre kimsenin a.ı olması zorunlu değil.Mantıklı mı, evet, mantıklı, mantıksız olan bize yapılan şu dayatmalar, mesele hastalık falan değil, mesele her ne olursa olsun bizi a.ılamayı kafaya koymuş olmaları.

*** Ne diyor sağlık bakanı, cavitle 50 bin, ayrıca Cavit sonrası ise yine en az 50 bin kişi öldü, hastalığı geçirdikten ve tamamen iyileştikten 45 günün sonrasında 65 yaş üzerinde ölümlerin 2 kattan fazla olduğunu gördük, öyle görünüyor ki önümüzdeki 3 yıl bu hasarı telafi etmekle geçecek. Yani ne diyor, biz üzerimize düşeni yapıp grip olanlara, olmayanlara ilaç niyetine zehirleri verip öldürdük, ve bu ölümler böyle 3 yıl daha devam edecek, dünya öldürme örgütü, sen de üzerine düşeni yapıp çok gecikmeden paramızı gönder, mesaj çok açık ve net. O aradaki 45 gündeki ölüm sayılarını da bildirseydi keşke, bir 50 bin de o kısımda vardır muhtemelen.

birde ne demişti sinovac aşıları gelirken. İlk defa uygulanıyor mr.na a.ılari, uzun vadede sonuçlarını bilmiyoruz, bunu söyleyen kişi kim, fah.ettin k.ca, şimdiki a.ılar ne a.ısı, mr.na a.ısı, teknolojik biyolojik, biyolojik teknolojik olan, bi on.tee,./ch olan.

*** Cem yılmaz, Şener Şen, ezgi mola, haluk bilginer, candan Erçetin, Okan bayülgen, mehmet öz, kıvanç tatlıtuğ

Allah kimseyi gördüğünden geri koymasın duası, sözü bunların hepsi için geçerli, bu dünyadaki en tehlikeli bağımlılıklardan biri de paraya olan bağımlılık, Allah düşmanıma vermesin derler ya o cinsten, bir bulaştın mı o bağımlılığa bir daha kurtulamıyorsun, insana neler yaptırabiliyor görüldüğü gibi, bir buçuk yıldır neden parasız bırakıldıkları ise ortada, çölde susuz kalmış dervişin su dilendiği gibi para dileniyorlar, para, para, para diyerek.

Daha bir ay önce Cem yılmaz 10 bin dolar olarak ödediği nafakanın 40 bin liraya düşürülmesini talep etmiş mahkeme yoluyla, mesela, mesela, sular akarken kolaydı vermesi, şimdi sular kesik, akmıyor.Ayda 40 bin lirayı az görüyorlar, 4 bin lirayla yaşayanların canı yok mu, satılık kumaşlar, tartıştıkları para da ayda 80 binle 40 binin farkı, demek ki 80 binle de yaşanıyor, 40 binle de, 4 binle, 400 lirayla yaşayanların da var olduğu gibi, bu aile geçim parası da değil, nafaka, kadın ayrıca dizilerde de oynayıp para kazanıyor, diyorum ya Allah kimseyi para bağımlılarının haline düşürmesin, zavallılar, a.ı videolarında dahi oynadıklarına göre para için yapmayacakları şey yok demek ki !

Bunlar daha iyi günleri, ama haberleri yok demek ki, gülben ergen bundan 1 yıl önce, pandeminin daha en başında küçüldüğünü, çocuklarını da bu konuda uyararak masraflarını azaltmaya çalıştığını söylemişti, yapılması gereken de bu, dilenmek değil, makul olmak, uyum sağlamak diye bir şey var hayatta, değişmeyen tek şey değişim, ve hayatta kalmanın tek yolu formsuz olmak, tek bir biçimde değil dönüşen, kendini duruma göre değiştiren olmak, suyun her kapta ayrı bir forma dönüşmesi gibi, formsuz, şekilsiz, su gibi.

Geldikleri yerleri ne de çabuk unutmuşlar, belli ki gülben ergen unutmamış, toprak doyursun gözünüzü, amin.

*** Yaz sıcağında maske taktırıyorlar puştlar, denize gir, çık, yapış yapış maske tak, olacak iş değil. Deniz kenarında mayoyla güneşleniyorsun, ağzında maske, olacak iş mi bu? Eğer turistlere zorunlu değilse maske, zorunlu mu bilmiyorum, Allah belalarını verir inşallah, olsa da versin, olmasa da versin, bunu yaptıranların insanlığı bitmiş, insansı mahluklar.

*** Sanatçılar da olmasa ölüm olaylarının bu kadar arttığından haberimiz olmayacak, dün yine iki ölüm haberi vardı 65 yaş üstü, a.ılar sonrası ölümlerin ne kadar arttığı ortada, herkes ölmek için özellikle bu ayları seçmediyse eğer, böyle bir şey mümkün değil elbette.

*** Mehmet ceyhanın oğlu a.ı olamıyor, ama bizim oğullarımız a.ı olabilir, kendi olmuş mu, olabiliyor mu acaba, bizler a.ı olurken soran var mı olabiliyor musun diye, oturtup yapıyorlar bir güzel, ama onun oğlu a.ı olamıyor, ne güzel iş bu böyle.

***sağlık bakanlığının facebook sayfasında güneş çarpması için güneş kremi öneriliyor. Güneş çarpması ile güneş kreminin ne alakası var, o kadar önemli ki sudan bile önemli, sudan önce yazmışlar, beyin yıkıyorlar d vitamini alamayalım diye, bir onlar akıllı. Güneş çarpmasına yoğurt iyi gelir, onlar söylememişler, bari ben söyleyeyim.

Hani güneşi kapatan uçaklar nerede, yaz gelince yok oldular, kış güneşine yetiyor demek ki bıraktıkları izler, hani meteoroloji uçaklarıydılar onlar, yazın hava tahmini yapılmıyor mu.

***först leydimiz yemek tasarrufu önerilerinde bulunmuş,,, Önce o kendi yemek yediğin masayı küçült, Bayağı güzel de yiyormuş yani, görüldüğü gibi, bunun gibi yiyeni ne duyuldu ne görüldü, 7 yıldızlı otelde yok böyle yeme içme, şatafat, kainatta yok, Osmanlı padişahları görse parmak ısırırdı biz bunları niye yapamamışız diye, ısırmakla kalmaz ısırarak koparırlardı hırslarından, kesin mezarlarında ters dönmüştür hepsi, masada bir dansözleri eksik, osmanlıdan farklı olarak, 35 aşçı, 15 bulaşıkçı, davetli sayısından fazla garson ordusu, her bir kişiye bir garson hizmet ediyor, sayısı söylenmedi garsonların, çok göze batmamak ta lazım sonuçta, adam işsizliğe çözüm getiriyor kendi çapında yine bize yaranamıyor, kötülük, fitnelik bizde, aynı anda tek seferde servis ediliyor yemekler, önce bay bayana, sonra diğerlerine, ne ayıp, görgüsüz, o yemeden yemek yemeye de başlıyamıyorlardır tabi, o masada yemek yiyeceğime gider kenefte yerim, Allah olmuş, haşa, kendi çapında, bir söz var, sonradan görme gavurdan dönme.

Koca türkiyede, değil geçtim dünya üzerinde başka var mıdır böyle sofra, yoktur, ve üstelik her gittiği yerde bu böyle, istanbuldaysa orada da aynı tezgah, tertip kuruluyor, yok böyle bir doymazlık, aç gözlülük. İyi numara çekmiş yıllarca apartman dairesinde oturarak, yerini sağlama almadan çaktırmamış ne mal olduğunu. O da yalandır Allah bilir, gidip görmedik ya yattığı yeri, bunca hırslı bir adam başbakanken niye apartman dairesinde otursun,oturur, yalan.

***kanal istanbul. Niye yapılıyor, sebebini anlayabilen var mı, yok, sebebini mantıklı bir şekilde izah eden var mı, o da yok, yapılışının mantıklı bir açıklaması dahi yok, ama yapılıyor, neden?

*** Nosebo, korku, olumsuzluk etkisiyle hastalanma, ölme, geçenlerde haberlerde vardı, 72 yaşındaki adamın 4 yaşındaki tek oğlu ölmüş, oğlunun cenazesinde ben de peşinden geleceğim oğul diyor, videosu da var bunu söylerken, 18 gün sonra peşinden gitti gerçekten, yine bir süre önce bir evde kuş öldü, peşinden karı koca da öldü, ne dilediğinize, düşündüğünüze , neyin olmasını istediğinize dikkat edin, oluveriyor, çok takılmayın haberlere, sizi de içine çeker sonra.

*** Bulaşık makinesinden çıkan her tencere her seferinde ovarken elimde is lekesi bırakıyor, her kullanımda yapıyorum bu işlemi ve her seferinde böyle, üstelik yeni aldım bu tencereyi, parlak diye, eskileri mattı, bu da aynı, hepsi aynı şekilde elimi is yapıyor.Hani çelik sağlıklıydı, bu mu sağlıklı, ne yiyip içiyoruz belli değil, zehir. artık bulaşık makinesine koymayıp elimde yıkayacağım tencereleri, mecburen.

temmuz,

*** 5 günde 486 kişi ölmüş sıcaktan, ormanlar yanmış, sıcaklık 50 derece, yer soğuk diye bildiğimiz kanada, bizde de son birkaç gündür hem fırtına, hem sel, hem hortum oldu, hortum önceki gün koçhisarda oldu, hemde yine aşırı sıcaklık var, ve sıcağın hiç şakası yok, iklim değişikliği bizim için de geçerli, dikkatli olmalıyız.Ve yine dün hazar denizinde nedeni belli olmayan büyük bir patlama, yangın olmuş, denizin içinde, çamur volkanı olabilirmiş, öyle dediler, bir önceki gün yine bir denizin ortasında yangın söndürüyorlardı itfaiye hortumuyla, bu boru hattındaki gaz sızıntısından oldu dediler, dünya bir garip günlere evriliyor, cidden dikkatli olmalıyız.

*** Dinle dinle gül, kimi mi, först manı,

Avrupanın en ucuz benzini bizdeymiş, avrupadan gelenler eskiden benzin dolu gelirlermiş, şimdi doldurup gidiyorlarmış, o dediğin şey TL değer kaybedip euro değer kazandığından oluyor olmasın sakın, komik adam, şakacı.

Hani maaşları euro ile alıyor olsak dediğin amenna da tl ile alıyoruz işte, mesele orada, kendimden örnek vereyim, bir depo kaça doluyor, epeydir doldurmadım ama, benim yerime dolduranlar var çünkü, o işlere ben pek bakmıyorum, sanırım 300-500 vardır, bir araba ayda 3-5 depo benzini yer mi, yer, benim emekli maaşım ne kadar, 1600 tl, hesaplayalım, bir deposu 400 den desek ayda 4 depo benzin alabilirim maaşımla, geriye kuru ekmek alacak param bile kalmaz, o dediği avrupadan gelenler için geçerli, Türkiye onlar için bal kaymak ama bizler için kuru tahtalı zindan odası.

Madem öyle maaşlarımızı euro ile ver hoca, hayal bu ya, euro ile alıyor olsam maaşımı, 1600 euro, ooooo, 15 bin lira, 10 depo benzin alırım, üstüne 20-30 depo benzin alacak kadar da param kalır, zenginim zengin, hesap bu hesap, söylediği şey de yalanın dik alası, öyle dibe vurmuş durumdayız ki artık bizi yükseltmek için söyleyebileceği tek şey olarak elinde bir tek yalan kaldı, işte o kadar bitik durumda kendileri,

Bu söylediğine inanan kaç kişidir, epeyce vardır, salla gitsin, yutan çok nasıl olsa, bunu söylemeye yerinip utanacağına birde böbürleniyor, aklı olsa bunu yapmaz, söylemez zaten, aklı yok, türk milletini ne hallere düşürdüğünü kendi ağzıyla beyan ediyor, sanırsın almancıların euro ile maaşını da bu ödüyor, öyle olduğunu mu sanıyor acaba, halüsinasyon görmeye başlamış galiba, bunu söyleme aklını buna kim vermiş olabilir, yoksa kendi olmayan aklıyla mı akletmiş merak ettim.

Herif ekonomi prafösörü, 4 işlemi bile bilmiyordur bu, her iddiasına varım, onun için sevmiyor eğitimi, eğitilmişleri, cehalet kompleksi var adamda, bu yüzden eğitime dahi karşı, zeka fışkırıyor heriften, malın bol olduğu yerde mala mal demenin bir hükmü oluyor mu, olmuyor, çünkü çoğunluk mal, kurtulacağız elbet senden de, belli ki bunlar son kanat çırpınışların.

*** Maç, sinema, konser biletlerine a.ı olma şartı getirilmesini düşünüyorlarmış.

Ömrümde hiç maça gitmedim, konsere, sinemaya da pek gittim sayılmaz, son otuz yılda üç kere belki, yani bunlarla beni korkutmanız imkansız, başka, var mı korkutacağınız bir şey, uçağa, otobüse de bindirmeyebilirlermiş belki, onlara da olsa olsa üç beş kere binmişimdir yine son otuz yılda, beni bununla da korkutamazlar.

Yalan söylüyorlar, ben hiç inanmıyorum o rakamlarda a.ı yapabildiklerine, öyle olsa karşıtlar için bu kadar dil dökerler miydi, her gün kaç doktor bununla ilgili konuşuyor haberlerde, yok öyle olur, yok böyle olur diye, hem bu cezai yaptırımlar, tehditler niye madem, bugün bile hala cu. ba. a.ılarınızı yaptırın dedi, yaptırılıyor olsa niye yaptırın desin ki, yalancılar, yalancılık baş meziyetleri.

Bunca ısrar, bunca yalan niye, öldürmeyen bir hastalık için mi, millet te işkilleniyor doğal olarak bunca ısrar karşısında ve a. olmuyor, yemedi millet yalanlarını, helal olsun milletime, mesafe koydular aramıza ki birbirimizi uyaramayalım diye ama kimse armut ağacından düşmüş değil, bu hesap edemediler, herkesin aklı var fikri var, hurrra hücum edeceğiz falan sandılar herhalde a.ılarına, yemezler cicim, velhasıl yemedik


***Yasaklayabildiler mi a.ısızlara uçakları, otobüsleri, yasaklayamadılar, yasaklayamazlar çünkü suç, çünkü yasaklamaları usulsüz, hukuk dışı, anayasaya aykırı, bir gün, çok uzak bir gün değil bu, yani ölümler arttığında, a.ı ölümleri, bu konu, bu konular yargıya taşınacak, yargılanacaklar, taksirle ölüme sebebiyet vermekten, toplu ölümlerden, toplu katliamlardan, bu yüzden yasaklayamıyorlar işte, esip gürlüyerek göz korkutarak a.ılatmaya çalışıyorlar anca, ama o taşın altına el koymaya cesaret edemiyorlar, edemezler, edemeyecekler, ipin ucu çok uzak değil onlar için, ucunda sallanacakları ipin, yiyorsa yasaklasınlar, anca yalvarıp dururlar a.ı yaptırın diye, o da yiyenlere, yemeyenler bildiği gibi yaşamaya devam eder.

Neden sin. değil de bio. derseniz amaca giden yolda bio. çok daha işlerine giden bir madde, ne zerk ediyorlarsa artık bio. daha çok kişiye vurmak istiyorlar, onca yırtınıyorlar ancak hala %19 yapılan oran, it ürüyor kervan yürüyor.

***yılmaz özdil lutfetmış, Kullanımı durdurulan a.ı hakkında yazmış,Biz burada 1,5 yıldır avaz avaz bağırırken geviş getirmekle meşguldü herhalde kendileri, jetonları yeni yeni düşmeye başlamış olmalı.İş bitti nasıl olsa, cellatlara verilen sözler tutuldu, yeterince a.ı yapıldı, ölü sayısı da garantiye alındı, artık çemkirmeye başlayabilirler, ben yapmadım o yaptı diyebilmek için.

*** Sumak, tarçın, karanfil, Bir küçük dal sumak, bir bütün tarçın, birkaç karanfil damacananın içine atılabilir, veya hepsinden biraz kaynatılıp içilebilir.

*** Kanserin 5 nedeni,*Şeker tüketimi,*D vitamini eksikliği, *Etsiz, düşük karbonhidratlarla beslenme*yeterince oksijen alınmaması ve hareketsizlik*şoklayıcı ağır stres

Son iki madde size neyi hatırlatıyor, onlar malum, onları geçiyorum, şekeri zaten yiyoruz, yani yiyorlar, yediriyorlar, günde beş yüz kere kafalarımıza kaka kaka, güneşten kaçmamız için her aklı veriyorlar, et, süt alamayalım diye de ekonomimizi batırdılar, işi olanı işsiz koydular, daha ne olsun, kanser olalım diye her türlü zemini hazırlamışlar, bizi kanserden öldürmeye ahdetmişler, siz de kaydırakla gidin a.ı olmaya, ıslak zeminde kayın bakalım, sonuçta ya a.ı olanlar ölecekler ya a.ı olmayanlar, bakalım hangisi kazanacak bu karmaşayı.