Alışveriş
Giysi alışverişi yaparken aldığınız giysinin içeriğini mutlaka öğrenin. Sol yan iç dikişindeki etikette yazar neyden üretildiği. Penye kumaşlarda %100′e yakın pamuk ‘cotton’ olmasını tercih edin. Hatta astarının da pamuk olmasına özen gösterin. Naylon astarlar sıcak yaz günlerinde fena halde yakıyor vücudu. Polyesterden, Viskostan, polardan, naylon kumaşlardan çok daha sağlıklıdır pamuklu kumaş.
Kışlık kalın kumaşlarda ise %70 ve üzeri yün olmasını tercih edin. Alırken kazanın. İyi kumaştan üretilmiş bir ürünü çok daha uzun süre kullanabilirsiniz. Üstünüzde çok daha iyi durur. Kötü kumaş kısa sürede sağından solundan fireler verecek, giyilemez hale gelecektir. Kötü olandan her sezon on adet alıp çöpe atmaktansa, birkaç taneyi birkaç yıl giymek yeğdir. İyisini aldığınızda sizden sonra kullanacak olanlara da iyilik etmiş olursunuz. Size minnettar kalırlar. Yeni ve kullanılabilir bir şekildeyken devredersiniz bir başkasına.
Önemli olan ne kadar paramız olduğu değil, onu hangi şekle çevirdiğimizdir. Parayı çöp kutularını daha çok doldurmak için kazanmıyoruz. Cafcafına, markasına, nerede satıldığına değil satılanın ne olduğuna çevirin dikkatinizi. Karlı çıkacaksınız. Ve mutlaka kullanacağınız, üzerinizde iyi durduğundan emin olduğunuz şeyi satın alın. Dolapta beklemesinin kimseye bir faydası olmaz. Dolabınız boşalmadan yerine yenilerini almayın. Ama durduk yere de boşaltmayın dolabınızı. İsraf günahtır. İşe en çok sevmediklerinizi daha çok giymekle başlayın ki çabuk eskisinler ve yerine seveceğiniz yenilerini alın.
Dayanıklı olandan yana kullanın tercihinizi. Örgü hırka almaktansa ceket almayı tercih edin örneğin. En ufak bir takılmada ipliği çıkacak veya yıkandığında şekli bozulacaktır örgü hırkanın. Elde yıkamaya özen gösteremeyecekseniz benim gibi, yünlü kazaklar, hassas giysiler almayın. Kalın penyelerle yetinin. Markasına değil kumaşına bakın dedim ama dokuması da önemli kumaşın içeriği kadar. İçeriği %100 pamuk olan iki farklı spor markadan biri diğerinden çok daha çabuk eski görünebiliyor. Veya 3 ay sonra fermuarı bozulabiliyor. Fermuarı çalışmayan bir kaban ne işe yarar? Fermuarı değiştirtsen astarı yüzünden pahalı. Atın çöpe gitsin, yapılabilecek bir şey yok. Bunlar benim nike, reebok arası yaşadıklarım. İyi sonuç alınan tabiî ki nike. Benetton’dan da iyi sonuç alamıyorsunuz.
Network, Fabrika, Marks&Spenser, Park Bravo gereksiz derecede pahalı ve abartılı. Pamuğun tarladaki fiyatı ne kadar? Son gözdem Mudo. Fiyatları çok uygun. Outleti çok çok uygun. Outlet avm’ler çok uzak değil! Geçen sezonun mallarını geçen sezonun yarı fiyatına alabiliyorsunuz. Sezon indirimleri de oldukça avantajlı. Arayan buluyor. Tişörtler Mudo outlette 10 lira civarında. Bayan yazlık elbiseler 20, 30 lira. Kaliteside çok iyi. 3 çorap 7 lira. Nike’ta 1 çorabı 7 liraya satın alabiliyorsunuz. Üstelik lastikleri çok sıkıyor. Mudo’nun çorapları çok daha kullanışlı ve yumuşacık.
Büyükler için seçenek çok ama 9 yaşında, 130cm boyundaki kızım için giysi bulmakta zorlanıyordum. Çocuk mağazalarındaki giysiler çok uyduruk ve pahalı. Bildik çocuk giysileri. Kalite çok çok daha düşük üstelik. Yine mudodan S, XS bedende kızıma uyabilen elbise ve tünikler aldım kızım için. Oldukça güzel modelli, çok daha kaliteli ve ucuz.
Büyük mağazalarında da büyük bir kalite düşüşü var son iki yıldır. Ucuz kumaşlar, naylon astarlar, fazla işçilik gerektirmeyen modeller revaçta. Öyle ki bir cep bile koymuyorlar işçilikten tasarruf için. İki yanından dik, oldu sana bir elbise misali. Düşük maliyet yüksek kar gözetiyorlar besbelli. Pamuğun kilosu kaça? Tarlada pamuk kaçtan gidiyor, bize dönüşü ne kadar? Bir ara pamuklu kumaş ve astar alıp diktirmeyi bile düşündüm ama hazır giyimin yerini tutamayacağına karar verdim. Biz seçmesini bilir ve iyi olanı alırsak onlarda iyi olanı yapmak zorunda kalırlar. Bence çözüm bu. İnce eleyip sık dokuyalım.
Giysi, ayakkabı, iç çamaşırı gibi alışverişlerinizi Real, Migros gibi büyük hipermarketlerden yapmayın. Çok çok kalitesiz ürünler satın alırsınız. Ben almıştım, oradan biliyorum. Ayakkabınızı ayakkabıcıdan, elbisenizi elbiseciden, iç çamaşırınızı iç çamaşırcıdan satın alın. Herkes kendi işinde ehil.
Aslında burada bir laf etmek istiyordum ama ne alaka diyeceksiniz. Dışa bağımlı olduk milletçe. Elbette kaliteli, dayanıklı olandan yana kullanalım tercihimizi ama muadilini bulabildiğimiz bir alışverişte tercihimizi yerli malı olandan yana kullanalım. Bizim insanımıza, bizim işçimize dönüşü olsun ödediğimiz paranın. Giysi alışverişinde değil sadece. Her türlü alışverişte. Muadilini bulabildiğimiz ürün çok sınırlı olsa da buna dikkat edelim. Keşke olsa.
Kışlık giysilerinizde beli düşük pantolon ve eşofmanı tercih etmeyin. Yüksek belli üstleri de tercih etmeyin. Devamlı üşüyen böbrekleri olan bir kadın güzel olamaz. Güzel değilsek güzel giyinmemizin bir anlamı olur mu? Önce sağlık, sonra güzellik.